Kadın ve Renkler

Kitabın Yazarı : Aykut Semerci

Bak dostum, diyorum...
Erkek ya da kadın, eşinin ihtiyaçlarını, en uç noktalarda karşılar, aşkın oyun bahçesi seksi, kavga etmeden, birbirlerinin oyuncaklarına gözü gibi bakarak, kardeş kardeş yaşarsa... Her türlü oyuna, karşı cinsi, yani eşini doyurur, en zor oyunlara açık olursa... Başka kadın, başka erkek fikri, o ilişkide kendine yer bulamaz.

AŞKA DAİR CÜMLELERİM VAR

Kitabın Yazarı : BEKİR AKSOY

Derya’dan aşka dair cümleler…

Geleceğe dair hiçbir beklentim hiçbir hayalim yokken sürpriz yaptın sen bana birden çıkıverdin karşıma. Yüreğim yeniden canlanmaya başladı. Nasıl olduğunu unuttuğum gülümseme yeniden yayıldı yüzüme. Kabuğum kırıldı, karanlık dağıldı, umutlar yeşerip içimdeki yerini aldı. Yastığa başıma koyup gözümü kapadığım da içimi sonsuz bir huzur kaplıyor.Gecemi de gündüzümü de sen dolduruyorsun.Seninle birlikte yenilendiğimi hissediyorum.

Her sabah yeni güne değil, mutluluğa uyanıyorum sanki o güzel şiirlerinle seni seviyorum dünyanın en güzel kadını deyişlerinle bütün hücrelerimin sanki ilk kez o gün doğmuşlar gibi harekete geçişini hayret ve heyecanla izliyorum Sesini duymak gücümü artırıyor, tükenmeyecek bir enerji veriyor.

Sen benim için bir şanssın. Hangi kadın böylesine güzel şiirlerle açar ki gözlerini sabaha canım eşim,hayat arkadaşım, Emir’imin babası bana verdiğin bu güzel hediye artık satırlara dökülüyor. Hayat her zaman böyle şanslar sunmaz insana. Sunduğunda da bunun değerini bilmek gerek. Ve ben, hayatın bana verdiği bu şansı sonuna kadar kullanmaya kararlıyım..

Aşk Tefecisi

Kitabın Yazarı : Aykut Semerci

Aşk. Kadındır. Yanımda olmalıdır. Sadece benim olmalıdır. Anlatmalıdır. Saçma sapan şeyler de olsa anlattıkları, beni deli deli sarmalıdır. Her saçmalığı bende, derin bir anlam bulmalıdır. Anlamalıdır beni. Hiç anlatamadığım kadar görmeliyimdir gözbebeklerinde derdimi. Gülünecek her ne varsa, tek kahkaha olarak varmaktır ona. Okşamaktır. Okşanmaktır. Sevişmektir. Özlemektir sevişirken dahi, daha sonraki sevişmeleri... Her şeye değendir... Ödenen her bedelin tam karşılığıdır. Aşk dünyada başka insan kalmamasıdır.

Pembe Entarili Kadın

Kitabın Yazarı : Neşe Karel

Hani söz uçar yazı kalır derler ya, kalsın bakalım dedim bir kez  daha …Yine en çok kadınları anlattım.Ademi bile cennetten kovduranları.Haksızlık olmasın hemcinslerime.Güneş onlarla doğar.Kadının olduğu her yerde,erkek de var.doğa da, çocuk da .Yaşamın bileşkesidir kadınlar diyerek  ( PEMBE  ENTARİLİ  KADIN ) koydum kitabımın adını. Beşinci kez merhaba sevgili okurlarım. Benimle  birlikte martı  olmaya  ,  denizlere  açılmaya var mısınız? Sevdalara  dokunmaya ?  Hoş  geldiniz ,  sefalar  getirdiniz  kitabımın  sayfalarına . Özlemiştim  sizleri  merhaba …

İklim ve Gurur

Kitabın Yazarı : Aykut Semerci

Hayat… İnsan harcamak içindir dostlar! Aşk, aile, dostluk, para, din, ırk, makam, vekil, vatan gibi, güdülü ve rant odaklı amansız silahlarla sırtından bıçaklar insanı, ki... Bu hainliği, elle tutulur, dişe dokunur tek doğrusudur hayat denen kahpenin.

İnsan... Bu adla anılan iğrenç tür; yalan dolan, açgözlülük, çekememezlik, anlayışsızlık, hoşgörüsüzlük, kötü niyet, ihanet, kaypaklık ve türlü türlü bok püsürden dokunmuştur. Yaradan’ın kötü şakasıdır insan ve bu kötü şakanın yüzünden rezilliktir hayat.

Sakıncalı Sayfalar

Kitabın Yazarı : Aykut Semerci

Dilinin sahibi olacaksın. Yoksa yitirirsin. Dilinden kaybeden vatanından kaybeder. Gelenek ve göreneklerinden kaybeder. Ulus ve devlet olma bilincinden kaybeder. Özgürlüğünden kaybeder.

Ve gün gelir, başka bir bayrağın altında piç piç dolaşıyor bulur kendisini… Atatürk gibi devasa şanslar bir ülkenin başına sık sık gelmez.”

Bir Türk Aşık

Kitabın Yazarı : Aykut Semerci

Hayat denen yokluğun balı böreğidir aşk. Lakin hayatın bir parçasını dahi aşka bulayabilmek zordur. Zordur insan ırkının dişi tarafı. Aşk için rüşvet ister, rüşvette devamlılık ister.

Sıcak öpüşmelerin, sevişmelerin kapısını aralamak için bol bol çiçek katletmek, onları demet hâlinde süsleyip (Değerli madenler eşliğinde sunulursa, dişi ırkça daha makbul karşılanır.) dişi ırka sunmak ve vize işlemlerinin uzun sürmemesi için dua etmek gerekir.

Tahrik

Kitabın Yazarı : Alime Semerci

Gözleri uykulu ayrılıkların şehridir İstanbul.
Yorgundur arsız insan tenleri, vara yoğa avuçlanmaktan.
Acelesi olan sevişmelere tutkundur nedense bu şehir.
Bol temas, bol öpüş, erken kovar aşk umutlarını.
Oysa bir tek aşk aceleye gelmemelidir İstanbul’da...

Ölümün Ayakları Altında Aşk

Kitabın Yazarı : Aykut Semerci

Hacer ilkokula memlekette kalan ana ve babasının rızası alınarak yazdırılır. Şimdilerde Hacer in ve karşı cinsin bayıldığı o göz alıcı memeler, ilkokulun son yılında büyük sorun yaratır. Memeler vaktinden önce ve fazlaca büyümüştür. Bu vahim durum, Hacer in elinden okuma aşkını alır. Ortaokula ne Hacer in kaydı yaptırılır, ne de o güzelim memelerinin.

Hacer, o memelere sahip olup yaşı da on beşe varınca, elleri gümüş tepsiler, çikolatalar ve çiçeklerle dolup taşan guruplar tarafından sıkça ziyaret edilir. Amcalar, teyzeler, Hacer ve memelerini evlatlarına istemektedirler

BAL ARISI MİSİ

Kitabın Yazarı : ALİME SEMERCİ

Bal arısı Misi’nin rengârenk maceralarına ortak olmaya hazır mısınız? Bu kitapta martılarla tanışacak, karga Çok Bilmiş’le sohbet edecek ve kaplumbağa Çok Yavaş’la eğleneceksiniz.

Haydi çocuklar! Daha ne bekliyorsunuz? Başlayın artık okumaya…

--------------------------------------------------

“Bu kitap, 7-11 yaş grubuna dahil çocuğunuz için yeterli düzeyde merak ve heyecan içeriyor.  Lütfen çocuğunuza okuma aşkını hediye ediniz...”

Yazar-şair Aykut SEMERCİ

BU KİTAP SANA İNDİ

Kitabın Yazarı : FATMA İYİ BİLGİN

Birlikte hiç ıslanmadığımız yağmurlar vururken pencereme,

gecikmiş kışlara doğru koşuyor  ruhumdaki son bahar…

Düşün ki

çoktan yakmışım gemileri

Düşün ki

uzak denizleri özleyen dalgalara karışmışım

deli/çılgın/boz bulanık

ufuk yok/ kıyı yok

kaybetmişim rotamı…

Düşün ki

köşe bucak kaçmışım unutmanın soysuz karanlığından

ertelemişim hayatı…

Düşün ki

gönlümdeki uzak sürgünlerin inadına büyütmüşüm aşkı, acıyı

ve

Anla ki

BU KİTAP SANA İNDİ…

CEBİMDEKİ ÖYKÜLER

Kitabın Yazarı : ÇİĞDEM EKER

Öyküler anlatan bir babaannenin olması kimin hoşuna gitmez ki? Bir de bu öyküler bilinmez diyarlara kapılar açıyorsa kendinizi şanslı sayabilirsiniz…

Babaannesinden dinlediği efsanelerden etkilenen Murat, kendini o efsanelerin içinde bulur. Bir yandan gerçekle rüyalar arasında kalırken diğer yandan gittiği tarihi kentte hoş dakikalar yaşar...

DENİZİN ÇOCUĞU EJDER

Kitabın Yazarı : AYHAN AYKUT

Bu kitapta yer alan şiirler,

çok hızlı ve yoğun yaşanan dünyamızda

hepimizin esas meselesi olması gerektiğini düşündüğüm,

“insanın kendini tanıması”na yönelik çabalara

kendimce yaptığım küçük bir katkı yahut kısa bir giriştir.

Kendimi daha yakından tanımam gerektiğine

her zamankinden daha çok inanıyorum.

Günlük uğraşlardan biraz sıyrılıp

kendi içimde bir yolculuk yapmaya çalışmamın,

sizlerle de paylaşılabilecek doğru bir uğraş olduğu

kanaatindeyim.

Küçük bir hatırlatma, kısa bir giriş.

Gerisini henüz getirebilmiş değilim.

Bekliyorum.

Ayhan AYKUT

DODDY VE BODDY

Kitabın Yazarı : EDİTHA MAGDELENA ALNIAÇIK

ÇOCUKLARLA OYNAMA BÜYÜK SEVİNÇTİR.
ÇOCUKLARLA ANLAŞMAK GENÇ KALMANIN SIRRIDIR.
ÇOCUKLARI SEVMEK BÜYÜK MUTLULUKTUR.
ÇOCUKLARA DOĞRUYU ÖNERMEK KUTSAL BİR ÖDEVDİR.
ÇOCUKLARI SEVİNDİRMEK KENDİNİZE VERECEK EN BÜYÜK ARMAĞANDIR.

EYVALLAH

Kitabın Yazarı : MANOLYA DOĞAN

Gerçek yalnızlıklar sahte kalabalıklarda belli olur.

Kiminin yıldızı vardır gökyüzünde

Kiminin gözyaşı vardır mezar sessizliğinde…

Belki de herkes gökkuşağına bakarak hayal kurar, uyurken

(Kime ne?)

Belki de herkes biraz çocuktur kendince…

(Ele ne!)

KUM SAATİ

Kitabın Yazarı : FATİH TUNCAY

Çocuklarin hayal dünyasını zenginleştiren, dostluğu pekiştiren, dayanışmayı gösteren ve en önemlisi « ÖZGÜVEN » mesajını veren kocaman bir eser.

PIKÇIRIK

Kitabın Yazarı : HACER SERRA BAŞ

Kahramanımız Pıkçırık, küresel ısınmanın elimizden yaşamlarımızı alacağını ve ayrıca, doğuracağı tüm kötü sonuçları sevimli arkadaşlarına anlatıyor.

Pıkçırık’ın bu çabasına ve heyecanına sizde ortak olun.

KÜSKÜN ÇİÇEK

Kitabın Yazarı : KEMAL DEMİRKOL

1959 yılında Kemerburgaz'da doğdum. İlk, orta ve lise tahsilinden sonra önce İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde Elektrik Mühendisliği, sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Maliye  öğrenimi gördüm. Halen İstanbul'da yaşıyorum ve bir kız babasıyım.

Kanatlanır uçar ruhum

Göklerde seninle

En uzak mesafeleri

Bir adımda katederiz birlikte

Yıllar sonra yüzyıllar sonra

Mutluluğu buldum ellerinde

Kaybolur giderim

Durmaksızın gözlerinde

Sen

Meleğim

Sen

Her şeyim

Sen

Aşkların en güzeli…

KÜRT AÇILIMININ KAPANIMI

Kitabın Yazarı : NAZMİ ÖNER

1840’lı yıllarda Bedirhan Ayaklanmasıyla dünya gündemine gelen Kürt Sorunu, Kırım Savaşı’ndan Berlin Antlaşması’na siyasi literatürde yerini almış ve 1880 Şeyh Ubeydullah ayaklanmasıyla, milli özellikler kazanmaya başlamıştır.

Kürtlerin elbette ki, ne karda yürürken çıkarılan kart kurt sesleriyle ve ne de dağ Türkleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Kürtler hem bu bölgenin yerli halkı ve hem de buraya gelen herkesle karışıp kaynaşmış bir kavim olarak, Anadolu’nun en özgün temsilcisi sayılabilir.

Kürt kimliğinin inkâr edilmesiyle ne birlik sağlanır, ne memleket bir şey kazanır, ne de barış sağlanır. Anadolu’nun demografik yapısı, bunun böyle olmadığının ispatıdır. Anadolu’da insanlar geçen binlerce yıla, bunca devlete, göçe ve istilaya rağmen, günümüze bu kadar farklı kimliklerle gelebilmiş ise, kimlikleri yok etmek kolay bir iş değildir. Ve zaten insanları tek bir kimlikte, tek bir renkte toplamak da, doğru ve gerekli bir şey değildir.

Bağımsızlık Kürtlerin kurtuluşu olmadığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti için de dünyanın sonu falan değildir. Hatta Türkiye alır başını gider. Kısa sürede Avrupa’da ilk beş, dünyada ilk on devlet arasında yer alır. Fakat insani ve ahlaki olan, Anadolu kardeşliğini bozmadan, geleceğe birlikte yürümektir.

Kürt sorununun çözümünü dışarıda İsrail ABD işbirliğinde değil, içerde muhalefetle işbirliğinde aramak gerekir. Hatta çözümün kararını, yönetenler ve militanlar değil, bir referandum sonucunda halklar kendisi vermelidir.

MAVİ

Kitabın Yazarı : AYKUT SEMERCİ

Beyaz çarşafın

Azıcığını kapatmasına rastlıyor gözlerim bugün Bedeninde.

Bin kat daha vuruluyorum o an sana!

Bir parça giz daha mı güzel çıplaklığında?

Çıplaklığın mı bir başka yoksa

Kar beyazı çarşaflarda?

Be kadın!

Hangi sevişmede doyulur sana ve ne hakla?

********

***’Hangi sevişmede doyulur sana?’ adlı şiirden…

Bırakınca sevdiğin seni daha mı çoğalır aşk?

Yoksa eğer yeniden olabilme ihtimali

Ne diye terk etmez o aşk kalbi?

Bir yudum daha rakı alıyorum kadehten,

Sanki dudakların meret…

Bu aşk denen illet neden mavidir hep?

********

***’Neden mavidir aşk?’ adlı şiirden...

ÖĞRETMENİM AMA DEĞİLİM

Kitabın Yazarı : BANU TÜMÜRÖZÜ

Hayatımda ilk, belki de son olacak bu küçücük kitabımda çok sevdiğim öğretmenlik mesleğini yüreğimin ta içinden, istediğim gibi yapamamamın sıkıntısını dile getirmek istedim. Benimle aynı sıkıntıyı paylaşan Türkiye’min farklı bölgelerindeki meslektaşlarımla konuşup dertleşemeyeceğim için; kitabımla onlara ulaşmak ve onlarla dertleşmek istedim.

STRATEJİN ANALİZ (YÜCE TÜRK MİLLETİNE ŞİKAYETİM VAR)

Kitabın Yazarı : HASAN YILMAN

Kocaeli'nde doğdu. Tahsilini tamamlayarak; Gölcük Tersanesi Komutanlığı bünyesinde bulunan makine fabrikalarında, İşletme Planlama Baş Müh.'liği Analiz grubunda uzman olarak; daha sonra da Plan Keşif Baş Müh.'liği Plan ve Masa Subayı Yardımcısı olarak çalışma hayatını tamamlayıp; 2006 yılında kendi isteği ile emekli olmuştur. Stratejik Analizler kapsamında; yaptığı  çalışmaları bazı ulusal gazetelerde, bazı haber portalları ile sosyal medya kapsamındaki sınırlı Twitter hesabında ve Facebook sayfasında yayınlanmıştır.

Sosyal Adalet, İlmi Milliyetçilik, Gerçek Demokrasi mefhumlarının öncelik kabul edildiği; iktisadi, sosyal, siyasal ve ekonomik konular çerçevesindeki analiz çalışmalarına devam etmektedir.

H. Hasan YILMAN, Doğduğu yer olan ata ocağında yaşamaktadır.

5 Haziran 2014, 06:14

Bu kitabın piyasaya çıkması ve okuyucu kitlesi ile buluşturulması kapsamında; katkılarını esirgemeyen Semerci Yayınevi sahibi, mükemmel bir insan, Sevgili Alime SEMERCİ Hanımefendiye, E. Saraybahçe Belediye Başkanı (Kocaeli) Yük. Müh. Halil V. Yenice Ağabeyime ve çok değerli dostum, kardeşim Oruç TUR ve Yeniköy EMLAK sahibi Nevzat ORUÇ’a çok teşekkürler.

SESSİZ SEDA

Kitabın Yazarı : MEHMET EMİN RAŞE

Aşkın tekrarı yoktur sevgili,

Bir daha sevemem ama sevmenin haritasını çizebilirim sevgili…

Sevmenin sırrı sadakattir; yani sende olmayan...

Sen benim gibi düşünmüyorsundur.

Sevdiğini zannedersin ama sen sevemezsin; çünkü sevmenin ne olduğunu bilmezsin.

Ezber konuşmuyorum, bunları bana öğreten sensin .

Şimdi senden iki adım öndeyim; sen ihanet ettin, ben ise sadık kaldım. Sevmeyi senden öğrendim; kısaca ben kazandım, kaybeden sen oldun.

SIRADAKİ FİKİR

Kitabın Yazarı : ÖZCAN YETGİN

İnsanlar mutsuz olduklarında

mutlu olduğu günlerinin bedelini mi öderler

yoksa önceden mutlu olacağı günlerin bedelini mi ??

ŞİİRİ AŞK GEÇE

Kitabın Yazarı : ABDULLAH ÖZDAMAR

AKIL  X   KALP  :   ZAMAN  =  SEVGİ   X   AŞK   :   MEKAN   =   ?

Zamanın ve mekânın neresindesin?
Bu şiir kitabında saat: ‘’ŞİİRİ AŞK GEÇİYOR’’
Hadi çalıştır bu saati. Şimdiye kadar yaşadığın zamanın  “tik tak tik tak”larından kurtul ve farklı sesler duy. Zamana, mekâna ve kendine dair.
Kavra düşünceyi ve çöz yukarıdaki şiirsel problemi.
Bu çözümde ben bendibendime senle benleneceğim. Sen de sendisendine benle benleneceksin. Bu “Sen benlik”te biz olup bizleşeceğiz. “Biz”in yeni düşünsel zamanının saatinde şiirsel olarak yeni manalarla akarlaşıp mekânlaşacağız.
Hadi gel; ver bana düşünceni, aklını ve hayalini.
Bizlikte bir resim yapalım seninle / Hayallerinle hayallerimi / Birleştirerek birbirlerine /  Ve banarak fırçamızı / Aklımızın derinliklerine / Yeni renkleriyle hayatın / Çerçevesiz gerçeğine.

Evet sevgili okuyucum…
Saat Kaç?
Abdullah Özdamar

YENGECİN TÜRKÜSÜ

Kitabın Yazarı : MEHMET ŞENER

Mehmet Şener’in arkadaşı Victor Hugo der ki;

“Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz. Bizse ortadan kaldırılmış yoksulluk.”

Büyük ustadan memleket üzerine akıl oyunları...

Namaz, oruç dünya işi, ahirette yok. Siz herhangi bir hocanın, yaratanın cennette camileri var dediğini duydunuz mu?

Çalışılacak fabrika, ekilecek tarla, dikilecek bağ, bostan yok. Canın ne istiyorsa önüne gelecek.

İş yok, namaz yok, oruç yok.

Bu işleri kim mi yapacak? Huri kızları.

Soruyor terzi Süleyman…

“Hocam, huri kızları çıplak mı olacak kapalı mı? ”

KIRSAL GÖÇ, TARIM VE TOPLUM ÜZERİNE KÖŞEDE KALAN YAZILAR

Kitabın Yazarı : ERTUĞRUL GÜREŞCİ

Köşede kalmak; ortada olmamak, saklanmaya çalışmak, dikkate değer olmamak ya da önemsenmemek şeklinde anlatılabilir. Gazete veya dergilerdeki köşe yazılarının, sadece birer fiziksel köşe olduğunu düşünmüyorum. Onlar ortada bırakılmayan, önemsenen ve yeri gazetede şıp diye bulunabilen yazılardır. Çünkü o yazılar günbegün okundukça ve tutuldukça okuyucu kitlesi oluşturan, güncel, akademik, politik veya sosyal içerikli yazılardır. Bizim de kitabımızda yer almasını istediğimiz yazılarımız, naçizane akademik birikimi olan birisinin önemsediği kırsal göç, tarım ve toplum üzerine çeşitli dönemlerde ele almış olduğu yazılardır. Bu yazılar gazete, dergi ve internet ortamında paylaşılmış, şimdi ise bir kitapta tek vücut olmuştur. Bu yazılar, okuyucusuna ulaşmak isteyen yazılardır.

Bilginin ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan birisi olarak, bilgiyi ve sevgiyi çoğaltmak için küçük bir katkı sunmak istemiştim. Selam ve sevgilerimle…

Dr.Ertuğrul GÜREŞCİ-2014

SEVEN GÖNÜLLERİN ŞAİRİ-1

Kitabın Yazarı : İSMAİL AKER

Kayseri, Tomarza Kale Köyü, 1957 doğumluyum. Köylüyüm ve hayatımda hiç okula gitmedim. İlköğretim okuluna yazıldım. Babam çiftçiydi. İşi gücü, bağı bostanı bahane edip birinci sınıfa hiç başlatmadı beni. Okula göndermedi.  “Tarlada işler kalıyor, okuyup da ne olacaksın?” deyip okutmadı…

Evin tek oğluyum, bir de kız kardeşim var. Çocuk yaşlarım, tarlada çapayla, arpa yolmakla geçti. Zamanın şartları öyleydi. Öküzle çift sürdüm, zaman oldu atla çiftçilik yaptık. Yaşıtlarım okula giderken ben tarlaya ya da koyun yaymaya gittim. Koyunlarımız vardı ve çocukluğum onları yaymakla geçti.

Bir şekilde okuyamadım. Elli yedi yaşıma geldim. Okuyamamış olmamın ağır darbesini hâlâ yaşıyorum. Âdeta Erciyes Dağı gibi sırtımda büyük bir kambur var, ağırlığı altında ezildikçe eziliyorum. Babamın cehaletini hâlâ taşıyorum. Bir çocuğu okuldan almak, onun hayatına vurulan en büyük darbedir, bundan daha büyük bir darbe asla olamaz. Başka darbelere inanmıyorum. On üç yaşıma geldiğimde köyden, ailemden habersiz para tedarik edip İstanbul’a kaçtım. İstanbul Gültepe’de, Roman mahallesinde, amcamın oğlunun yanına yerleştim. Hayatım fabrikalarda işçi olarak geçti. Okumayı yazmayı öğrenemeden askere gittim. Kütahya Havacı Birliği’nde, iki ay gece okuluna götürdüler… Alfabeyi çat pat,  az da olsa söktüm. Allah vergisi şairliğim var. İçimde öyle büyük bir aşk var ki, beni yaktıkça yakıyor. Bu aşk, ne Emine’nin, ne Fadime’nin, ne de Zeynep’in aşkı… Bu aşk öyle bir aşk ki, sadece ama sadece edebiyat aşkı.

AŞKADAŞIM

Kitabın Yazarı : CİHAN YERLİKAYA

Aşkını nereye saklarsan saklı gözlerin açık hâlâ…

BAŞKA

Kitabın Yazarı : EMRE CAN KARA

Biliyorum, her temmuz sensiz geçmez,

Daha fazla mendil taşımaz bu gül dalları.

Nefes kesiyor güftesi ağır bütün şarkılar,

Saçlarım darmadağın

Ve ben gözbebeklerinden başka ayna bilmem bakacak.

Çatladı dudaklarım,

Bir damla su ıslatacaksa yüzümü,

Bu senin yağmurun olacak…

Kapıları sen açmayacaksan bana,

Tüm anahtarlar kilitler içinde kırılacak.

Hurdacılar sessiz sedasız geçecek buralardan,

Hiçbiri bağırmayacak;

Bilecekler sen gelmesen de bıraktıkların asla eski kalmayacak.

AYI MİŞKA

Kitabın Yazarı : EDİTHA MAGDELENA ALNIAÇIK

Halil Cibran:

Çocuklarınızın sahibi değilsiniz, zira onlar kendi yollarını çizecek olan hayatın kızları ve oğullarıdır. Dünyaya sizden gelmediler, sadece sizin aracılığınızla geldiler ve sizinle birlikte olsalar da size ait değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz. Düşüncelerinizi onlara dayatamazsınız, çünkü onların kendi düşünceleri vardır. Ruhlarına değil, bedenlerine bir yuva verebilirsiniz çünkü ruhları  gelecekte yaşar.  Sizler ise geleceği düşlerinizde bile göremezsiniz. Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz. Sakın onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın çünkü hayat geçmişe doğru akmaz ve geçmişle bir alışverişi yoktur.

Siz bir yaysanız, çocuklarınız da sizin bulunduğunuz yerden çok ileriye doğru atılmış oklar olacaklar.

Okçu sonsuzluk yolundaki hedefi görür ve o yüce gücüyle yayı gererek okun uzaklara uçmasını sağlar.

Okçunun önünde kıvançla eğilin çünkü o uzaklara giden oku sevdiği kadar, başını dimdik tutarak geride kalan yayı da sever.

UMUT, BİR ŞEHİR UZAKLARDA

Kitabın Yazarı : MUSTAFA NURİ ASMAZ

Tanrı onları tanımıyordu artık!

Azrail’den randevusunu almış bir adam.

Gülen gözlerle yaşlanılmayacağını bilmeyen bir kız.

Bir yolculuğa tanıklık edeceksiniz.

Umudun yolculuğuna!

“Düşlenildiği gibi olmayacağını bile bile, bir gün bir yerlerde buluşacağımıza eminim diyeceğim yine de; sana doya doya sarılabilmek ümidiyle! Unutma! Yanaklarına vuran yağmur damlaları kadar uzak, sisli dağların nefesi kadar yakınım sana!”

Gor Mezhebê Şafiî Fiqha Nimêjê Delilleri ile Şafii Namaz Fıkhı NAVEROK

Kitabın Yazarı : MEHMET EMİN CAN

Değerli okuyucular, bu kitabı iki dilde yazdık. İki dilde yazmamızın amacı Türkiye’de yaşayan bütün Müslümanlara ulaşabilmek, özellikle de Şafii mezhebine mensup olan Müslümanların, namaz gibi mühim bir ibadeti, tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmelerine yardımcı olabilmektir. Bu alanda özellikle de Türkçe yazılmış sayısızca eser mevcuttur. Maalesef bu alanda yazılmış Kürtçe eser yok denecek kadar azdır. Kürt halkının dilinin yıllarca resmi alanda yok sayılması, baskı altında tutulması ve değişik zulüm şekillerinin üzerinde uygulanması neticesinde; genelde Müslüman ve mezhep olarak da Şafii olan Kürt halkının, kendi inanç ve mezhebini ana dilinde öğrenmesi engellenmiştir. Modern ulus ve devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti, nasıl ki dili engellemiş ise, dinin de namaz kılacak kadar öğrenilmesine izin vermiştir. Ulus devlet olmanın mantığı içinde değişik mezheplerin öğrenilmesi engellenmiştir. Kürt halkının Şafii olması hasebiyle de Kürtlerin mensup olduğu Şafii mezhebinin öğrenilmesi engellenmiştir. Dini hassasiyetlerle değil de siyasi mülahazalarla Kürt halkını, Hanefileştirme yönünde bir asimilasyona gidilmiştir. Aslında Hanefi mezhebi de Ehli Sünnet bir mezheptir. Bir Müslümanın istediği bir mezhebe göre yaşaması ve de ibadetlerini ve muâmelâtını ona göre yapması önünde dinen bir engel yoktur. Niyet kötü olunca, amaç farklı olunca; dini hassasiyetten dolayı değil de siyasi sebeplerden dolayı her Müslümanın bu batıl zihniyetin karşısında olması elzemdir.

Bu kitabın iki dilde yazılmasının amaçlarından birisi de herkesin rahatlıkla faydalanabilmesi, yeni Kürtçe öğrenmek isteyenlere de sözlük olarak yardımcı olmasıdır. Bu kitabın insanlarımıza önemli faydalar sağlayacağını düşündüğümüzden bu yola başvurduk. İnşallah faydalı bir çalışma olmuştur. İstenilen amaca ise hizmet edecektir. Gayret bizden Tevfik ise Allah’tandır.

Genel Konular; İMAN, TEMİZLİK, NAMAZ, CENEZE AHKÂMI ve CENAZE AHKÂMI ile ilgili SORU-CEVAP. NAMAZ SURELERİ, NAMAZ DUALARI, FETİH, YASİN, RAHMAN, MÜLK, NEBE, CUMA SURELERİ. (Arapça-Kürtçe-Türkçe mealleri)

YEŞİL

Kitabın Yazarı : AYKUT SEMERCİ

Şiirimin içinden geçen en hüzünlü vapur bu
Mevsim ağustos
Saat denen soysuz deniz kenarı.
Kuşlar sallıyor bir mendil gibi hüznün ardından
Yolunu şaşırmış pasaklı kanatlarını.
Toz içinde gökyüzü.
Bu şiirimin içine sığınan kir içinde ilk mavi.

Denizin çocuğu olunca şair,
Uğramaz şiirlerine tren.
Mevsim ağustos,
Saat denen şırfıntı, yıldızların altında tutmuş köşe başını.
Bir derdi var belli ki
Yoksa neden ötsün hiç durmadan baykuş kuşu?
İnsanlar tedirgin hep duyduğundan
Korkak ve batıl bir karanlığa hapsetmiş onlar kendini
Ve bu şiirimin içinden geçen ilk tren belli ki.

Sevmek ve sevilmekten ibaretse hayat denen azlığın anlamlısı,
Şiirlerime sızar öbek öbek karamsarlık.
Dedim ya mevsim ağustos,
Saat bir gecelik sevişmeler kadar soysuz.
Şiirler var, şiirler çok, her adımı bir şair bu ülkenin.
Şiirler içinde barınan kadınlar şairleri kadar yalan, aşklar reklam.
Türlü sevişmeler birikiyor
Bir yatağın fıstık yeşili çarşafı üzerinde,
O yatakta değişiyor her gece oyuncular.
Görüyorum ki özgürlükle karıştırıyor kiri, pası, ahlaksızlığı
Kadın,
Erkek,
İnsan.
Bu şiirimin içinde yeşillenen ilk isyan.

GÜLÜVER

Kitabın Yazarı : MEHMET KIRIŞ

Issız bir odada boş bir fincanın senin gelmeni ve doldurulmasını beklediği bir anda, çalan kapı zili ile irkilirsin. İrkilmenin asıl nedeni korkudan değildir, çalan kapı zilinin seni hatırlatmasındandır. Bir ev düşün, senin elinin değmediği bir yeri olmasın, her şey seni hatırlatsın… O evde seni özlemekle geçecek kim bilir kaç senem var.
En son gitmeden önce yüzünü sildiğin havlun hâlâ aynı yerinde durmaya devam edecek, son dinlediğin şarkın kaldığı yerde kalacak ve bana hiçbirisine dokunamamak düşecek.

Yine giderken ayrılık mükâfatı olarak hediye ettiğin gömlek ve sana dair her şey, olduğu yerde kalacak. Bir gün gelecek ve sen geleceksin, hayat donduğu yerden devam edecek…


TANRI EŞCİNSELLERİ DE SEVER

Kitabın Yazarı : İBRAHİM ÖZTÜRK

Tanrı sevgidir.

Tanrı, günah işlemiş tüm insanları sever, ama günahtan nefret eder. İster eşcinsel olalım, ister günah işlemiş herhangi bir insan olalım.

Günahın küçüğü büyüğü yoktur. Tanrı bizi olduğumuz gibi sever, hatta olduğumuz gibi bırakmayacak kadar çok sever.

Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı'dandır.

Seven herkes Tanrı'dan doğmuştur ve Tanrı'yı tanır. Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımaz.

Çünkü Tanrı sevgidir.

UMUT

Kitabın Yazarı : MAHMUT AKINCI

Hayatın benden aldıklarını unutabilmek ve daha fazlasını benden alamasın diye usulca, usulünce ama usumu kaybederek sokuluverdim şiirin merhametine.

Ama şiir de hayat gibiymiş. Her şiir beni suçluyor gibi. Her şiirde kendimi bulmak yerine kendimi kaybettiğimi fark ettim. Yazdıkça sözcüklerin günah keçisi gibi hissediyorum kendimi.

Suçlayan, suratsız, karamsar, umutsuz ve kimsenin sahiplenmek istemediği tüm kelimeler, şiirlerime üşüşmüş ve üşüşmekte. Oysa ‘umut’ tazelemek için bulaşmıştım bu işe. Ama olmadı. Bu yüzden sitemliyim şiire.

Söyle bana, dar olan kelime dağarcığım. Öğrenmek istiyorum.

Ne kadar keçiyim?

Ve siz ne kadar Yahudisiniz?

ACI KADIN & TATLI ERKEK

Kitabın Yazarı : ALİME SEMERCİ

“Hazırlan bebeğim. Akşam yemeğe çıkıyoruz. Sana aldığım o güzel elbisenin yanında mücevher de almak istedim ama param yine yetmedi. Senin kocan beş parasızın biri. Bence kurtul bir an evvel ondan.

Akşam seni on liralık sofra şaraplarını kırk liraya satan sıradan bir restorana götüreceğim. Etin ya da balığın çok da özel olmayanıyla doyuracağız karnımızı. Fasılla eğleneceğiz. Fasıl yapan grup tabii ki ünlü değil ama yeteri kadar iyi. Lütfen elbiseni giy ve istediğim şekilde yap makyajını. Kulağına, o iri ve halka küpelerini tak olur mu? Hani imitasyon olanları. Zaten hiçbir vakit senin gerçek bir takın olmadı ki. Uzun yüzüne çok yakışıyor inan o sahtekâr küpeler. Onlar kulağındayken sana bakmaya doyamıyorum.

Kendime hayranım güzel kadınım. Her şeyin en sıradanıyla, ucuz olanıyla yaşayıp, kadının en güzeli, en tatlısı, resmen sanat harikası ve kalitelisiyle sevişiyorum. Gül yapraklarını sakın yatağımızdan atma. Sevişirken çıplaklığına yapışmasını çok seviyorum.

Saat yedide geleceğim ve seni alıp hemen çıkacağım. Hazır ol.

Not

****

Geldiğimde seni o elbisenin içinde görür görmez yatağa atmaya çalışacağımı biliyorum bebeğim. Ne olur dizginle beni. Kendini gecenin sonuna sakla. Çakırkeyifken sevişmeye doyamıyorum sana.”

Seviyorum onu. Onunla yaşadığım darlığı, parasızlığı, kısıtlı yaşamı çok seviyorum. O sevmeyi bilen, kadını tanıyan ve kadına değer veren bir erkek.

AŞKIN İĞNELERİ

Kitabın Yazarı : HAKAN ARIEL

Hakan Arıel, 10.05.1972 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Ailesiyle birlikte yaşamını Antalya’da sürdüren Arıel, sırasıyla Antalya Barbaros İlkokulu, Antalya Anadolu Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Arıel, çok iyi derece de İngilizce ve Almanca biliyor.

Şiir kitabını yazmaya, babası Erdal Arıel'in Şiir Kitabı’ndan esinlenerek başlamış, çıktığı bu yolda kendine özgü duygu ve düşüncelerini tecrübeleriyle harmanlamıştır.

Kitap özetle; insan yaşamı, doğa, duygular, ruh ve benliği yazarın bakış açısından harmanlıyor. Kitapta daha çok lirik, pastoral, öğretici, açıklayıcı ve bilgilendirici  bir anlatım tarzı bulunuyor. İçeriğinde ise sevgi, aşk, umut, kararlılık ve insanı ileriye, başarıya, mutluluğa götüren öğe ve temalar işleniyor.

GÖNÜL FERMAN DİNLEMİYOR

Kitabın Yazarı : MENEKŞE GÜLBEYAZ

Menekşe Gülbeyaz'ın kitabını elime aldığımda ateşler içindeydim. Ve yine çığ altında kalmış çölemerikli bir çobanın bedeni gibi üşüyordum.

Beynimin bütün kıvrımlarında, kılcal damarlarımda, gördüğümü yorumlamamı sağlayan hücreler, hatırlamamı sağlayan, benliğimde yuva kurmuş sözcükler; soğuk kış günlerinde, damdaki saçaklarından yere düşmeye, daha doğrusu kafamda azıcık da olsa kalmış aşk sözcüklerini yakmak için, buzdan kılıçlar gibi düşüp delmeye ve başımdan bedenime, oradan da yüreğimin ısınık kalmış odacıklarına ulaşmak ve dondurmak için yolculuğa çıkmak üzereydi.

Acaba elimdeki sözcükler örgütlenmiş bir roman mıydı? Ya da sayfalarını karıştırsam, aklımı yakacak ya da donduracak duygular yumağı bir öykü müydü?

Şark Çıbanlı Ahmed Usta’nın dediği gibi, dağ başında unutulmuş, üşümüş bir aşiret kızının gözyaşlarını, kendi dilince okuyan bir şiir miydi? Yoksa yılların renginin yer yer solduğu bir güzel resim miydi? Güzel heykellerden nefret eden vandallar tarafından, kolları ve başı hoyratça kopartılmış bir yontu kalıntısı mıydı?

Veya yetmişinde âşık olduğu on beşlik kıza;

“Gönlümle yaşımı edemedim eş

Yaşım yetmişinde, gönlüm yirmi beşinde...” diyen Karacaoğlan'ın, o güzel şiirinin bükülüp atılmış ilk yazımının, aşktan anlayamaz yozların  elinden yere düşmüş hali miydi?

Sırtını sıvayarak yaydığı mal; davarı suya indiren çobanın türküleşen çığlıkları mıydı?

Bilemiyorum yanacağımı, donacağımı, tuz buz olup dağılıp galaksimizde yiteceğimi... Bir an bile düşünmedim, okudum sonunda.

Şunu dedim kendim:

Menekşe canımın içi

Yazdıklarına adı, okuyanlar koysun istedim.

Yerimde buzda yandım,

Yerimde güneşte dondum.

Bu dünyada azınlıksın,

Seni okurlarsa, çoğalırsın...

MUTLULUK DİYETİ

Kitabın Yazarı : RUKİYE ORHAN

"Dünyada varoluş sebebimiz sadece kalabalık etmek veya birilerinin yaşamında figüran olmak değildir. Biraz düşünelim; sen, ben, yani bizler olmasaydık, şu an, şu yazılanlar, okunanlar, konuşulanlar ve olaylar olmayacaktı. Ya da daha farklı olacaktı. Her birimiz bireyiz. Nasıl ki fizyolojik görünüşlerimiz farklı ise psikolojik, yani ruhsal yönlerimiz de farklı olacaktır. Unutmayalım, biz insanız, stereotip değiliz.

Mutlu insanlar, ışık saçan lambalar gibidir. Patlak lambalar karanlıkta tek başlarınadır. Yaşamımızda patlak lamba olmamak için kendi iç dünyamızda karanlıkları yok etmeyi başarabilmeliyiz."

TURA GELİRİM

Kitabın Yazarı : BÜLENT YILDIRIM

1980 yılında Bulgaristan’da doğdu. 1989 yılında Türkiye’ye göçmen olarak geldi. 1989-1996 yılları arası Konya’da yaşadı. İlk ve ortaokulu Konya’da tamamladı. 1996-2000 yılları arası Balıkesir ve İzmir’de Astsubay Hazırlama Okulu ve İstihkâm Okulu’nda okudu. 2000-2009 yılları arası Astsubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptı.

2009 yılında malülen emekli oldu. 2009 yılından bu yana Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde yaşamaktadır. Yazar, evli ve bir çocuk babasıdır.

YENİ NESLİ NASIL EĞİTMELİ

Kitabın Yazarı : HAVVA AKMAN YILDIZ

Ebeveynler, çocuğunun, öz güvenli, kabiliyetli, ahlaklı, kendi kendini yönete(bile)n, teşekküllü bir birey olmasını istiyorlar. Bunu başarmak için ebeveynlerin, çocuğunu kavramaya,  ipucuna, desteğe ve kararlılığa ihtiyaçları vardır. Çünkü geleceğimiz, çocukların elinde olduğu için ve sadece kendileri için değil, aynı zamanda herkesin çıkarına olduğu için, çocuğunun iyi bir yere gelmesini sağlamak isterler. Fakat anne-babalar ve (profesyonel) eğitimciler, günümüzde, ‘yeni nesli’ eğitmede oldukça zorlanıyorlar. Çocukların ve ergenlerin davranışları konusunda duyulan endişeler büyüyor; acımasızlık, problemli davranışlar, kronik tatminsizlik, zorbalık, devamsızlık, okulu terk etme, şiddet vs. Ebeveynlerin ve (profesyonel) eğitimcilerin bu ‘yeni nesli’ nasıl eğitilmesi gerektiği hakkında çokça soruları var. Bu özel ve bilgilendirici kitapta, dört açık ve özlü bölüm içeren, günümüzde yaşanan zor ve basit eğitim sorunları ile nasıl baş edebileceğinizi,  0-16 yaş arası çocuk yetiştirme ile ilgili tüm gündelik bilgileri, güncel soruları ve sorunlara yanıtları bulabilirsiniz.

GİZLİ AŞK

Kitabın Yazarı : YAVUZ TURGUT

Neyse artık, bu yalan dolu dünyadan yavaş yavaş kopmaya, eve dönmeye başlıyordum. En azından eşim geceleri bana sarılıyor, tekrar elimi bile tutuyordu. Ben de hiç reaksiyon göstermiyor, olayları biraz da akışına bırakıp izliyordum. Kim bilir, belki de bu büyük aşk, ömür boyu bir giz olarak kalacak, eşim hiçbir zaman bu olayı bilmeyecekti.

Seneler önce günlük gazetelerden birinin iç sayfalarında böyle bir haber okumuştum. Hiç kimsenin haberi olmadan bir kadınla kırk yıl gayrimeşru ilişkisini sürdüren yetmiş yaşlarında bir Musevi, sevgilisinin üzerinde son nefesini verince olay gün ışığına çıkıyordu.

İlerde bu romanım yayınlandığında, şifrelerini çözüp de benim olduğumu anlayan eşim, belki çok üzülecek, kim bilir belki de intihar edecek. Belki de empati kurup, benim yaşadıklarıma hak verip, bu aşkıma saygı gösterecek, beni affedecek, gülüp geçecek, bilinmez ki... Gerçek olan şu ki çok uzun soluklu bir ilişki yaşandı. Ben böyle olsun ister miydim? Herhâlde tek eşle, sevgi dolu, içinde cinsellik öğeleri bulunan dingin bir hayatı her zaman insan tercih eder...

KAN TOMURCUKLARI

Kitabın Yazarı : HALİL CİCE

Sancılı bir süreçtir yazmak. Çetrefilli bir yol, dik bir yokuş, tehlikeli bir iniş bazen. Kimi zaman tek bir satır bir geceye, kimi zaman bin geceye mal olur. Kimi zaman sağanak olur sözcükler, bardaktan boşanırcasına yağar. Bazen tek bir damla düşmez çorak sayfaların üstüne; kalemi tutan el sizindir, irade kendisinin.

Gün olur bir kahraman sürükler sizi peşinden; tatlı bir rüya, korkunç bir kâbus olur. Dikilir uykularınızın önüne, kâh hayal olur, kâh gerçek. Sarar bütün evrenini insanın. Bitmez sanırsın bu yol, bu yokuş çıkılmaz, inişin sonu yok. Bitti mi biter oysa. Bitti mi gider. Artık ötekiler gibisindir yazdıklarının karşısında. İşte bu kadar sana ait ve bu kadar senden uzak olduğu için zordur yazmak. Bu yüzden talibi de azdır.

Bu zorlu yolun matlubu sevgili Halil, yolculuğunda başarılar dilerim.

Yrd. Doç. Dr. Demet Sancı Uzun

Senem, büyüyen bir sancıyla kendisini kasıp duruyor, vücudunda gezinen sancının nedenini bir türlü anlayamıyordu. Gözlerini açtığında, demirlerin el ele meydana getirdikleri huzur yatağını göremedi. Ranzada değildi. “Nerdeyim ben, nerde?” diyordu kendi kendine. Duvarlar farklı boyada, etraf farklı bir kokudaydı. Birkaç resim tablosunun ve ağır sis kokusunun altında ezilen bir ruh yatıyordu. Yataktan doğrulmak istedi ama yapamadı. Yanında sızmış kalmış bir bedenin varlığını hissettiğinde, Mehmet olduğunu düşünerek sevinçle beline sarıldı ve yanaklarından öptü. Hayır, bu koku Mehmet’in kokusu değildi! O böyle kokmazdı. Nasıl bir karanlıktı bu...

SEVGİ VE GURBET ŞİİRLERİ

Kitabın Yazarı : ASKER OMUR

Hasretlik zor, gurbette kalmak çok zor...
Bunu ancak çeken bilebilir. Şiirlerimde hepimizin dili olmaya çalıştım. Her bir satırı sevgi, hasret, özlem taşımaktadır. Bir tanesi bile yüreğinize dokunabiliyorsa eğer, siz de içinizde, hâlâ acısı dinmemiş, üzeri toz tutmuş fakat kapanmamış; sevgi ve özlem dolu bir kalbe sahipsiniz demektir. Umuyorum ki şiirlerim acıyan yaralara merhem, geçmeyen duygulara derman olur. Sizlere "Sevgi" adlı şiirimle selam etmek isterim.

Güneşin doğuşu, akşam batışı
Zamanı geçiren inan sevgidir
Denizin rengi dalganın sesi
Duyup gösteren yine sevgidir.
"SEVGİ" ile kalın.

Sivil Toplum Kuruluşlarında Yönetim ve Yönetim Sorunları

Kitabın Yazarı : İBRAHİM BEKTAŞ

Demokrasinin ve sivil toplumun gelişmesi yolunda en önemli görevleri üstlenenlerden biri de sivil toplum kuruluşlarıdır. Ülkemizde son yıllarda birçok yasal düzenleme ile STK’lerin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması, iş ve işlemlerinin kolaylaştırılması ile STK’ler daha aktif hale gelmiştir. STK’lerin öneminin daha da artmasıyla, STK’lere olan talep de artmıştır. Bunun yansıması olarak STK’lerin sayısı arttıkça ve STK’ler büyüdükçe, işleri ve yönetim sorunları da artmıştır. Bununla birlikte yönetimde yeni yaklaşımlar STK’lerce kısmen uygulanmaya başlanmıştır. Yönetim ve yönetim sorunlarının çözümüne ve yönetimde yeni yaklaşımların STK’lerde uygulanmasına yönelik olarak bu kitapta, STK’lerin benzer yapıları ele alınarak, özellikleri, kuruluşları, yönetim yapıları, STK’lerde stratejik yönetim ve stratejik yönetim kavramları ele alınarak açıklanmıştır. Örnek bir stratejik planlama çalışması yapılmış ve STK’lerde yaşanan belli başlı yönetsel sorunlar ve çözüm önerileri ile STK’lerin sorunlarının tespiti amacıyla mülakat uygulanmış ve analiz edilerek değerlendirilmiştir. STK yöneticilerinin faydalanabileceği, okuması gereken, yol gösterici bir rehber kitaptır.

HAYATA DAİR

Kitabın Yazarı : FULYA KILIÇLI

“Evet, şimdi düşünüyorum da onlar; yoğurtçular, bozacılar, dondurmacılar, simitçiler vb. yavaş yavaş bizleri terk ettiler. Nereye gittiler? Neredeler? Hepsi mi yok oldular, yoksa hâlâ küçük semtlerde dimdik ayaktalar mı? Bilen var mı? O samimiyet, o doğallık, o masumiyet nereye gitti? Hepsi tek tek hayal mi oldu? İster hayal, ister gerçek olsun, unutulmaması gereken bir şey varsa o da çocukluğumun en renkli simaları olarak hafızamdaki yerlerini almış olmalarıdır.”
Semerciyayinlari.com | 2013 | All Rights Reserved
Semerci Yayınları
Semerci Yayınları Online DestekKitaplarınızı bastırmak hiç bu kadar kolay olmamıştı...Aklınıza takılan her soruya en hızlı şekilde yanıt veriyor ve sizin için doğru olan yolu seçmenizde sizlere ışık tutuyoruz. Sizde Semerci Yayınları ile iletişime geçerek hayallerinizi gerçeğe dönüştürebilmek adına ilk adımı atın...Dilerseniz yan taraftaki formu doldurarak veya yanda yazılı olan telefon numaralarımızı arayarak bizlere ulaşabilirsiniz.